Ülkemizde kişisel verilerin korunması kanunu yürürlük tarihinden itibaren birçok değişiklikle karşılaşmıştır. Bunun en büyük sebebi teknolojiyle ayrılmaz bir bağı olan kişisel verilerin işlenmesi ve paylaşılması hızının gün geçtikçe artmasıdır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bir çerçeve olmakla birlikte düzenlediği hükümlere ilişkin oldukça fazla ikincil mevzuata başvurulmaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu uygulamalarıyla yönetmelik ve tebliğlerin yanı sıra ilgililerinin faydalanabileceği rehberlere de yer verilmektedir. Ancak veri dünyasının hızına yetişebilmek adına en önemli kaynak Kurul İlke Kararları ve idari yaptırımlara yönelik Karar Özetleri olmuştur. Mevzuat bu kararlar doğrultusunda fazlasıyla şekillenmiştir. 

Kişisel Verileri Koruma kurumu tarafından 24.04.2023 tarihinde birçok yeni kurul kararı yayınlanmıştır. Bu kararlardan birini inceleyecek olursak;

“İlgili kişinin döviz bürosundaki güvenlik kamerası ile kayıt altına alınmış görüntülerinin haber ajansları ile paylaşılması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 24/11/2022 tarihli ve 2022/1249 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 24/11/2022
Karar No : 2022/1249
Konu Özeti : İlgili kişinin döviz bürosundaki güvenlik kamerası ile kayıt altına alınmış görüntülerinin haber ajansları ile paylaşılması

Vestel Ticaret A.Ş.' den KVKK' ya Veri İhlal Bildirimi Vestel Ticaret A.Ş.' den KVKK' ya Veri İhlal Bildirimi

İlgili kişinin şikâyetinde özetle;

  • Veri sorumlusuna ait döviz bürosunda gişe görevlisi tarafından yapılan yanlış işlem sebebiyle ilgili kişiye fazla ödeme yapıldığı, fazla ödemenin ilgili kişi tarafından öğrenilmesi üzerine fazla ödenen kısmın iade edildiği, bununla birlikte döviz bürosunda bulunan güvenlik kamerası ile kayda alınmış ilgili kişiye ait görüntülerin haber ajans ve siteleri ile ilgili kişinin açık rızası alınmaksızın paylaşıldığı,
  • Bahsi geçen haber sitelerinde ilgili kişinin görüntülerinin paylaşılması sebebiyle ilgili kişi hakkında rencide edici yorumların yapıldığı ve bu durumun ilgili kişinin manevi anlamda yıpranmasına sebep olduğu, 
  • Veri sorumlusunun iş yerinde görüntü kaydı yapıldığına ilişkin herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığı, 
  • İlgili kişi tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (Kanun) 11’inci maddesindeki hakları uyarınca veri sorumlusuna yazılı şekilde başvuruda bulunulduğu ancak başvuru dilekçesindeki hususlara makul ve yeterli cevap verilmediği ve ihlal durumunun veri sorumlusunca reddedildiği 

belirtilmiş ve gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.

Konuya ilişkin başlatılan inceleme çerçevesinde veri sorumlusunun savunması talep edilmiş olup veri sorumlusunun cevabi yazısında özetle;

  • Kuruma yapılan başvurunun haksız ve mesnetsiz olduğu, veri sorumlusunca ilgili kişinin başvurusunun somut delillerle ve ilgili olaya ilişkin haber kayıtları, kamera kayıtları, kamera uyarı levhalarını gösteren fotoğraflarla birlikte tek tek ayrıntılı bir şekilde cevaplandığı, buna rağmen ilgili kişi tarafından makul ve yeterli cevap bulunmadığı beyan edilerek Kuruma başvurulmasının anlamlandırılamadığı, 
  • İlgili kişinin veri sorumlusuna ait döviz bürosuna giderek döviz cinsinden para bozdurmak istediği ancak getirilen paraların rulo şeklinde ve buruşmuş olması sebebiyle para makinesinin para tutarını belirlerken yanıldığı ve vezne görevlisinin ekrandaki tutarı ilgili kişiye verdiği, 
  • Döviz bürosunda gün sonunda rutin olarak yapılan kasa sayımında para açığı olduğunun fark edildiği ve kamera kayıtlarının incelemesi neticesinde hatalı işlemin ve bu işlemin gerçekleştirildiği müşterinin tespit edildiği, bu tür hatalı işlemlerde sorumluluğun veznedarda olduğu ve kasa açığının veznedarın hesabına yazılıp siciline işlendiği, 
  • Fazla para ödenen ilgili kişinin fazla ödenen parayı veri sorumlusuna iade etmesinin beklendiği ancak makul süre geçmesine rağmen paranın iade edilmediği,  
  • Olayın gerçekleşmesinden bir gün sonra uluslararası yayın yapan bir televizyon kanalının her hafta rutin olarak gerçekleştirdiği ekonomi yorumu çekimi için döviz bürosuna geldiği, yayın yapılması esnasında bir önceki gün gerçekleştirilen hatalı işlemin gündeme geldiği, veznedarın kendi sorumluluğunun doğduğunu bildiği, paranın makul süre içerisinde iade edilmemesi nedeniyle yapılan hatalı işlemin ilgili kişi tarafından aslında kasten yapılmış olabileceği ihtimalinin de bulunduğu, bu durumda suç soruşturmasına neden olabileceği için savcılığa başvurmadan önce eğer ilgili kişi iyi niyetliyse iş savcılığa intikal etmeden bu sorunu çözmek istediği ancak müşteri ile irtibata geçebileceği isim-adres-telefon vb. bilgiler vasıtasıyla müşteriye başka türlü ulaşma imkanı bulunmadığı için ilgili kişinin kendileriyle irtibata geçebilmesi için müşterinin sadece şahsının kendisini tanıyabileceği, ilgili kişinin yalnızca göz çevresinin göründüğü, görüntülerin kanala verildiği, 
  • İlgili kişinin kişisel verisi sayılabilecek nitelikte bir bilgisinin basına verilmediği, ekranda gösterilen videonun ilgili kişinin tanınabileceği bir kayıt olmadığı, söz konusu yayınlar yapıldıktan sonra ilgili kişinin yurtdışında bulunan kızının yayını izlediği ve annesine durumu ilettiği bu sayede veri sorumlusu ile iletişime geçtiği, ilgili kişinin Düzeltme/Teşekkür haberinin yapıldığı yayın esnasında bu durumu “kızım haber verdi geldim yoksa haberim olmazdı” şeklinde kendisinin açıkça beyan ettiği, ilan verilmeseydi ilgili kişinin veri sorumlusuna ulaşmayacağının anlaşıldığı, bu durumda eksik kalan para bedelinin veznedardan tahsil edileceği ve siciline işleyeceği, asgari ücretle hayatını idame ettiren veznedarın ekonomik anlamda mahvına sebep olacak durumun korku ve paniği ile bu görüntüyü verirken kişiyi rencide etme ve aşağılama gibi bir düşüncesinin bulunmadığı yalnızca kişiye ulaşma ve fazla parayı geri alma amaç ve iyi niyetiyle verildiği, bu yönüyle incelendiği zaman ilgili olayın Kanunlarımızda hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenen daha üstün nitelikli kamusal veya özel yarar durumunu oluşturduğu, 
  • Veri sorumlusu tarafından konunun haber yapılması için kasten girişimde bulunulmadığı, haberi yayınlayan diğer basın organlarının haber içeriğini kopyalamak suretiyle veri sorumlusunun bilgisi ve kontrolü dışında yayın yaptıkları, haber içeriğinde şahsı rencide edici, küçük düşürücü hiçbir kelimenin kullanılmadığı, diğer internet sitelerinde haberin altına yapılan yorumların ise veri sorumlusunun kontrolü altında tutabileceği bir durum olmadığı, diğer internet sitelerince yapılan haberlerin veri sorumlusunun bilgisi dahilinde olmadığı, bu nedenle de usulsüz şekilde haberi yapan ve bu haberlere yorum yapan kişilerin cezai sorumluluklarının sadece kendilerini bağladığı, veri sorumlusuna bir kusur atfedilemeyeceği,
  • Veznedarın bilgisi dâhilinde olan haber içeriğinin ilgili kişiye ulaşmak amacıyla ilan niteliğinde olduğu, haberin içerisinde kişilik haklarını zedeleyecek yahut taraflarca kötü bir anlam yüklenecek içeriğin oluşturulmadığı, döviz bozdurma işlemi sırasında müşterilerin adı ve soyadı ile işlem yapılmadığından ilgili kişiye doğrudan doğruya başvurulamayacağı ve başka şekilde ilgili kişiye ulaşma imkanının bulunmaması sebebiyle söz konusu olayda ilgili kişinin ismi verilerek değil tanıyanların kendisine iletmesi ve bu kişinin geri dönüşünün sağlaması için sadece gözleri belli olan video kaydının kullanıldığı, ses veya başkaca herhangi bir kişisel veri niteliği taşıyan hiçbir unsurun basın veya haber kuruluşuyla paylaşılmadığı, 
  • Olayın yerel basına yansımasının akabinde ilgili kişinin karşı komşusu ile birlikte büroya geldiği, durumun kendisine kızı tarafından haber verildiğini ve eğer parayı getirmese veri sorumlusunun kendisini zor bulacağını beyan ettiği, her ne kadar ilgili kişiyi tanıyanların veri sorumlusuna başvurması için ilan niteliğinde bir yayın yapılsa da ilgili görüntülerde maske takıldığı ve ilgili kişinin gözlerinden başka hiçbir uzvu veya kendisinin tanınmasına yardımcı olacak bir özelliği belli olmadığı için başkaları tarafından tanınmasının imkansız olduğu, ilgili kişinin yayınlanan haberde siyah eşarp ve maske taktığı, kişinin yalnızca gözlerinin açıkta olduğu, adı/soyadı/herhangi bir spesifik özellik veya verisi verilmeyen ilgili kişinin yalnızca gözlerinden tanınmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, mantık sınırları içerisinde olmadığı, zaten ilgili kişiyi bu haliyle tanıyan tek kişinin de birinci derece yakını olan kızından başkası olmadığı,  
  • İlgili kişinin fazla parayı, veri sorumlusuna hatalı işlemin tesis edildiği ve kendisinin parayı bankaya yatırdığı gün veya işlem gerçekleştikten sonraki üç gün içerisinde geri ödemediği, bu davranışlar bir bütün olarak ele alındığında ilgili kişinin gerçekleştirdiği davranışın açıkça kişinin gerçek niyetinin aslında paranın geri ödenmemesi yönünde olduğunun, makul ve dürüst bir insandan beklenebilecek bir davranış olmadığının göstergesi olduğu, eğer ki haber yapılmasaydı ilgili kişinin döviz bürosuna gelerek hatalı işlemin düzeltilmesini hiçbir zaman talep etmeyeceği ve kişi zaten yurt dışında yaşadığı için kendisine ulaşılamayacağı, 
  • Veri sorumlusunun ilgili kişiye teşekkür etmek için ilgili haberi yapan TV kanalına haber verdiği ve kanalın paranın iadesinin yapıldığına dair düzeltme niteliğinde haber yaptığı, veri sorumlusunun haber içeriğinde ilgili kişiyi rencide edecek nitelikte hiçbir imada bulunulmasa da güzel bir davranış gerçekleştirdiği ve durumun kamuoyu tarafından da öğrenilmesi için bir nevi teşekkür mahiyetinde ilgili kişinin iznini alarak TV kanalını aradığı, paranın geri getirildiği haberinin yapılmasını istediği, yayın yapılacağından ilgili kişinin haberdar olduğu, veri sorumlusunca teklif yapıldığında ilgili kişi tarafından hemen kabul edildiği, hatta haber ekiplerinin kayıtta olduğu sırada parayı veznedara teslim ettiği, sonrasında kameranın önüne geçerek kendi hür iradesiyle röportaj verdiği, ilgili kişinin adının ve soyadının veri sorumlusunca açıklanmadığı, ilgili kişinin bu bilgileri röportaj esnasında özgür iradesiyle verdiği, ilgili kişinin isminin teşekkür haberinin yapıldığı sırada öğrenildiği, 
  • Tüm işlemlerin tamamlanmasını müteakip tarafların iyi bir şekilde ayrıldıkları ancak sonrasında ilgili kişinin birçok davranışının şüpheli ve tutarsız olduğu,
  • Veri sorumlusu tarafından işlenen veri ve kayıtların hukuka uygun olarak kaydedildiği ve saklandığı, veri sorumlusuna ait büronun iki farklı yerinde kamera kaydı yapıldığına dair levhalar bulunduğu, levhaların kişilerin kolayca görebileceği yerlerde bulunduğu, kişilerin bu iş yerine girdikleri zaman kayıtlarının yapılmasını kabul ettiklerine karine teşkil etmesi sebebiyle hukuka uygunluk nedeni oluşturduğu, veri sorumlusunca tutulan, kayıt altına alınan ve saklanan kamera kayıtlarının hukuka uygun, hatta ilgili yasa ve mevzuat gereği zorunlu olduğu, nitekim döviz bürolarının Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı kurumlar olması sebebiyle iş ve işlemlerinin Bakanlığın denetimi altında gerçekleştirildiği, döviz bürolarının istenildiği zaman canlı izlendiği, döviz bürolarında kamera bulundurulmasının zorunlu olduğu, kamera takılmaması ve kamera kayıtlarının saklanmamasının ise döviz bürosunun kapatılması yaptırımına bağlandığı, 
  • Veri sorumlusu tarafından Kanun’un 10’uncu maddesine uygun olarak büronun kamera ile izlendiğine dair herkesin rahatlıkla görebileceği yerlerde bulunan uyarı levhaları ile aydınlatıldığı ve kamera ile izleme faaliyetine ilişkin birden fazla yöntem ile bildiride bulunulduğu, böylelikle ilgili kişilerin temel hak ve özgürlüklerine zarar verilmesinin engellendiği, şeffaflığın ve ilgili kişilerin aydınlatılmasının hedeflendiği, ilgili kişinin de büroda kendisine ödeme yapılırken kameraya uzun süre baktığı, bu nedenle ilgili kişinin büroda kamera bulunduğunun farkında olduğu, bu kameraların tam alt kısmında kamera ile kayıt yapıldığına dair uyarı levhasının bulunduğu, güvenlik amacıyla kamera ile izleme faaliyetinin yürütülmesinde Kanun’da yer alan düzenlemelere uygun hareket edildiği, döviz bürosunun bina ve tesislerinde ilgililerin haklarının zedelenmemesi amacıyla yürürlükte bulunan ilgili mevzuatta öngörülen amaçlarla ve Kanun’da sayılan kişisel veri işleme şartlarına uygun olarak güvenlik kamerasıyla izleme faaliyetinde bulunulduğu, güvenlik kamerasıyla kişilerin görüntülerinin kayda alınmasıyla ilgili Anayasal düzenleme esas alındığında güvenlik kamerasıyla yapılan kayıtların kanunilik, ölçülülük ve maddede sayılmış olan bir ya da daha fazla amaç bakımından demokratik bir toplumda gerekli olması koşullarına uygun olduğu sürece bu kayıtların hukuka uygun olarak kaydedildiğinin kabul edildiği,
  • Olayda Kanun’da belirtilen hukuka uygunluk sebeplerinin mevcut olduğu, döviz bürosunun Kanun’un 4’üncü maddesine uygun olarak kişisel verileri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü bir biçimde işlediği, veri sorumlusunun güvenlik kamerasıyla izleme faaliyetinin sürdürülmesindeki amacın bu Kanun maddesinde sayılan amaçlarla sınırlı olarak ve bu doğrultuda, güvenlik kameralarının izleme alanları, sayısı ve ne zaman izleme yapılacağının güvenlik amacına ulaşmak için yeterli ve bu amaçla sınırlı olarak uygulanmaya alındığı, kişisel verilerin işlenmesiyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına bakıldığında mahkemenin özel hayata ait beklentilerin zayıf olduğu kamusal alanda kişinin sadece kayda alınmasının özel hayata müdahale olmadığının ifade edildiği,  
  • Kanun’un 5’inci maddesinde sayılan birden çok fıkranın büronun ilgili verileri işlemesini hukuka uygun hale getirdiği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in 26’ncı maddesi gereği döviz bürolarında kamera bulundurulmasının zorunlu olduğu, bu durumun kişisel veri işlemenin kanunlarda açıkça öngörülmesi, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması hükmü ile birebir örtüştüğü ayrıca veri sorumlusunun döviz bürosu olduğu ve yapılan işin önemi göz önünde bulundurulduğunda geri dönülmez zararlar olabileceği için bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması hükmü çerçevesinde veri sorumlusunca hukuka aykırı olarak herhangi bir veri kaydı yapılmadığının, tutulmadığının ve saklanmadığının görüleceği, 
  • Kanun’un hangi durumlarda kişisel verilerin aktarımı yapılabileceğini düzenlediği 8’inci maddesi uyarınca Kanun’un 6’ncı maddesinde zikredilen hususlar arasında biyometrik verilerin işlenebileceğine ve aktarılabileceğine de yer verildiği, ayrıca Kanun’un 28’inci maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için zorunlu olması durumunda bu verilerin aktarılabileceğinin düzenlendiği, 
  • İlgili kişinin hal ve hareketleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde suç işlemiş olabileceği kanaatinin oluştuğu, toplumda makul, orta zekalı bir birey tarafından yorumlandığında da bu durumun bu şekilde yorumlanabileceği, bu nedenlerle ilgili kişinin kişisel verilerinin işlenmesinde hukuka aykırı hiçbir usulün izlenmediği, her şeyin usul ve kanuna uygun gerçekleştirildiği, ilgili kişinin bu olayda herhangi bir zararı olmadığı gibi bürodaki veznedarın bir yıllık maaşıyla ödenebilecek bir zararın kapatıldığı, bu durumun ilgili kişinin gönüllü olarak verdiği röportaj kapsamında TV’de yayınlandığı, açıklanan tüm bu nedenlerle ilgili kişinin görüntülerinin hukuka aykırı bir amaç güdülerek veyahut kişilik haklarına zarar verecek biçimde herhangi bir kurum/kuruluşa veya basın/yayın organına verilmediği, tüm kayıtların hukuka uygun şekilde tutulduğu ve işlemlerin bu doğrultuda tesis edildiği 

bildirilmiştir. 

Konuya ilişkin yapılan inceleme neticesinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 24/11/2022 tarihli ve 2022/1249 sayılı Kararı ile;

  • Kanun’un 3’üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde açık rızanın, “belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza”, (ç) bendinde ilgili kişinin, “kişisel verisi işlenen gerçek kişi”, (d) bendinde kişisel verinin, “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi”, (e) bendinde kişisel verilerin işlenmesinin, “kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem”, (ı) bendinde veri sorumlusunun, “kişisel verilerin işleme amacını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek ve tüzel kişi”  olarak tanımlandığı,
  • Kanun’un “Kişisel Verilerin İşlenme Şartları” başlıklı 5’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği, (2) numaralı fıkrasında ise kanunlarda açıkça öngörülmesi; fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması; bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması; veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması; ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması; bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması ve ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması şartlarından birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesinin mümkün olduğu hükmünün yer aldığı,
  • Kanun’un “Kişisel Verilerin Aktarılması” başlıklı 8’inci maddesinde ise “(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz. (2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla 6’ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir. (3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” hükmüne yer verildiği

Bu çerçevede;

İlgili kişinin “veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği” yönündeki şikâyeti ile ilgili olarak;

•    İlgili kişinin görüntü kaydının alınması şeklindeki veri işleme faaliyetinin gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan Tebliğ’in (Tebliğ No:2018-32/45) amir 26’ncı maddesinin incelenmesinden “Yetkili müesseseler işlem yapılan her bir vezne, para makinesi ile işlem yapan kişileri gösterecek şekilde yeterli sayıda kamera veya görüntü kayıt sistemini çalışır şekilde kurulu bulundurmak zorundadır.” hükmünün yer aldığının görüldüğü, bu itibarla döviz bürolarında kamera bulundurulmasının hukuki bir yükümlülük olduğu, dolayısıyla kamera-video kaydı yapmak suretiyle ilgili kişinin görüntülerinin kaydedilmesinin Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması” işleme şartına dayandığı, öte yandan ilgili kişinin kamera kaydı yapıldığına ilişkin aydınlatma yapılmadığı iddiaları hakkında veri sorumlusunun savunması ekinde iletmiş olduğu fotoğrafların incelenmesinden döviz bürosunun muhtelif yerlerinde “Bu iş yeri güvenliğiniz için 7/24 kamera ile izlenmektedir” levhalarının asılı olduğunun görüldüğü ve kamera kaydı yapıldığına ilişkin ilgililerin aydınlatılmasının sağlandığı kanaatinin hasıl olduğu, 

İlgili kişinin veri sorumlusunca kamera kaydı neticesinde elde edilen görüntülerinin yerel televizyon kanalına aktarılması şikâyeti ile ilgili olarak;

  • Kanun’un 8’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağının hükme bağlandığı, aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde ilgili kişinin kişisel verilerinin açık rızası aranmaksızın aktarılabileceğinin düzenlendiği,
  • İlgili kişi ile irtibata geçilebilecek isim-adres-telefon vb. bir bilginin bulunmaması ve ilgili kişiye başka türlü ulaşma imkanı bulunmadığı için veri sorumlusunca ilgili kişinin sadece göz çevresinin göründüğü görüntülerin TV kanalına verildiği, ilan verilmeseydi ilgili kişinin veri sorumlusuna ulaşmayacağının anlaşıldığı, bu durumda eksik kalan para bedelinin veznedardan tahsil edileceği ve siciline işleyeceği, asgari ücretle hayatını idame ettiren veznedarın ekonomik anlamda mahvına sebep olacağı, bu yönüyle incelendiği zaman ilgili olayın kanunlarımızda hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenen daha üstün nitelikli kamusal veya özel yarar durumunu oluşturduğu, haber içeriğinin ise ilgili kişiye ulaşmak amacıyla ilan niteliğinde olduğu beyanlarından hareketle somut olayın Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (f) bendinde yer alan ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlemenin zorunlu olması işleme şartı çerçevesinde incelendiği,
  • Hükmün uygulanabilmesinin iki aşamalı bir değerlendirme gerektirdiği, ilk değerlendirmede veri sorumlusunun meşru menfaatinin varlığının tespit edilmesinin gerektiği, somut olayda veri sorumlusunun, fazla ödeme yapılan ilgili kişinin tespit edilmesi amacıyla ilgili kişiye ait görüntü kayıtlarını üçüncü kişi/kurumlara aktarması suretiyle gerçekleşen eylemde menfaatinin bulunduğunu “1- İlgili kişiye yapılan fazla-haksız ödemenin iadesinin sağlanması 2- İlgili kişiye ulaşılamaması durumunda eksik kalan para bedelinin veznedardan tahsil edilmesi ve siciline işlemesi sebebiyle veznedarın ekonomik anlamda mahvına sebep olması” şeklinde izah ettiği,  
  • Söz konusu menfaatler açısından bir değerlendirme yapıldığında; fiilin kasten yapılmış olabileceği şüphesinin mevcut olduğu da göz önünde bulundurulduğunda suç soruşturmasına neden olabileceği için veri sorumlusunca makul ve normal şartlarda beklenen hareket tarzının adli mercilere başvuruda bulunmak şeklinde olduğunun düşünüldüğü, bununla birlikte döviz bozdurma işlemi sırasında müşterilerin adları ve soyadlarıyla işlem yapılmadığından ad-soyad-iletişim bilgisi gibi ilgili kişiye ait herhangi bir kişisel veriye sahip olmadığı ve yapılan fazla/haksız ödemenin iadesinin sağlanmasında tek yol olarak görüldüğü dikkate alındığında söz konusu aktarımın kişinin kendisinin geri dönüşünün sağlanabilmesi adına yararlı olacağı düşüncesiyle ilgili kişiye ait göz çevresinin ve siluetinin göründüğü görüntülerin, kendinin tanıyabileceği şekilde TV kanalına verilmesinde meşru olarak değerlendirilebilecek bir menfaatin varlığından söz edilebileceği,
  • Bununla birlikte veri sorumlusunun elde edeceği faydanın; meşru, ilgili kişinin temel hak ve özgürlüğü ile yarışabilecek düzeyde etkin, belirli ve halihazırda mevcut olan bir menfaatine ilişkin olması gerektiği, bu kapsamda menfaatin ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar verip vermeyeceği yönünde yapılan ikinci değerlendirmede temel hak ve özgürlüklere konu olan kişisel verilerin korunması hakkına, ilgili kişinin şikâyetine ve aktarıma konu olan kamera kaydı görüntüleri incelendiğinde, ilgili kişinin maske takmasından dolayı gözünün, göz çevresinin ve siluetinin görünür olduğu görüntülerin, bir gerçek kişiyle ilişkilendirildiği ve ilgili kişiyi diğer bireylerden ayırmaya ve niteliklerini ortaya koymaya elverişli olduğu için kuşkusuz kişisel veri niteliğini haiz olduğu, buna karşın ilgili kişinin yalnızca göz, göz çevresinin ve siluetinin görünür olduğu görüntülerle ilgili kişiyi tanımlamanın mümkün olmadığı, bu verilerin tek başına ilgili kişiyi belirlemeye imkân sağlayacak nitelikte de olmadığı, kişileri doğrudan değil ama dolaylı yoldan belirlenebilir kılan veriler açısından da kişisel veriden bahsedilmekle birlikte bunların ilgili kişilerin temel hak ve hürriyetleri açısından yaratacağı risklerin daha az olduğundan söz edilebileceği, somut görüntülerin değerlendirilmesinden de ilgili kişinin yalnızca göz, göz çevresi ve siluetinin yer aldığı görüntülerin tek başına ilgili kişiyi belirlemeye imkân sağlayacak nitelikte olmadığından hareketle yukarıda belirtilen menfaatin gerçekleştirilmesinin bahsi geçen görüntülerin aktarılması karşısında yarışabilir nitelikte olduğu,
  • Bu itibarla veri sorumlusu tarafından ilgili kişiye yapılan fazla-haksız ödemenin iadesinin sağlanabilmesini ve kaybın önlenebilmesini teminen ilgili kişinin göz çevresinin ve siluetinin görüntülendiği kamera kaydı görüntülerinin ilan amacıyla yerel haber kanalına aktarılmasının, ilgili kişinin temel hak ve hürriyetleri ile yarışabilir nitelikte bir yarar sağladığı ve kişisel veri işlenmeksizin başkaca bir yol ve yöntemle bu yararın elde edilmesinin mümkün olmayacağı,
  • Bu çerçevede, meşru menfaatin ortaya koyulmasına ilişkin olarak yukarıda yer verilen kriterler esas alınarak yapılan değerlendirme sonucu; veri sorumlusu tarafından ilgili kişiye yapılan fazla-haksız ödemenin iadesini sağlamak ve ekonomik kaybın önlenmesini teminen ilgili kişinin göz çevresinin ve siluetinin görüntülendiği kamera kaydı görüntülerini ilan amacıyla yerel haber kanalına aktarmasının Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (f) bendine göre, “İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması” kapsamında olduğu, 
  • Öte yandan paranın iadesinin yapıldığına dair düzeltme niteliğinde haber yapıldığı, yayın esnasında ilgili kişinin parayı veznedara teslim ettiği, akabinde açıklamalarda bulunduğu da dikkate alındığında söz konusu şikâyette bulunmada hukuki bir yarar kalmadığı 

değerlendirmelerinden hareketle;

  • Döviz bürolarında kamera bulundurulmasının hukuki bir yükümlülük olduğu bu itibarla kamera-video kaydı yapmak suretiyle ilgili kişinin görüntülerinin kaydedilmesinin Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendi kapsamında veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünün yerine getirilmesi işleme şartına dayandığı, öte yandan ilgili kişinin kamera kaydı yapıldığına ilişkin aydınlatma yapılmadığı iddialarına ilişkin olarak veri sorumlusunun savunması ve eklerinde iletmiş olduğu fotoğrafların incelenmesinden döviz bürosunun muhtelif yerlerinde “Bu iş yeri güvenliğiniz için 7/24 kamera ile izlenmektedir” levhalarının asılı olduğu görüldüğünden, kamera kaydı yapıldığına ilişkin ilgililerin aydınlatılmasının sağlandığı kanaati hasıl olmuş olup ilgili kişinin söz konusu şikâyeti hakkında Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına,
  • Veri sorumlusu tarafından ilgili kişiye yapılan fazla-haksız ödemenin iadesinin sağlanabilmesini ve ekonomik kaybın önlenmesini teminen ilgili kişinin göz çevresinin ve siluetinin görüntülendiği kamera kaydı görüntülerinin ilan amacıyla yerel haber kanalına aktarılmasının Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (f) bendine göre, “İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması” işleme şartı kapsamında olduğundan hareketle bu hususta Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına

karar verilmiştir. 

Sonuç olarak; Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Döviz bürolarında kamera bulundurulmasının hukuki bir yükümlülük olduğu bu itibarla kamera video kaydı yapmak suretiyle ilgili kişinin görüntülerinin kaydedilmesinin Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendi kapsamında veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünün yerine getirilmesi işleme şartına dayandığı, öte yandan Veri sorumlusu tarafından ilgili kişiye yapılan fazla-haksız ödemenin iadesinin sağlanabilmesini ve ekonomik kaybın önlenmesini teminen ilgili kişinin göz çevresinin ve siluetinin görüntülendiği kamera kaydı görüntülerinin ilan amacıyla yerel haber kanalına aktarılmasının Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (f) bendine göre, “İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması” işleme şartı kapsamında olduğundan hareketle bu hususta Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına karar verilmiştir. 

Editör: Elif Kosedag