Gerek okullarda gerek belediye binalarında gerekse özel güvenlik gerektirdiği düşünülen bazı şirketlerde kamera vasıtasıyla görüntü kaydı ile beraber ses kaydı alımına da başvurulabilmektedir.

Peki bu uygulamanın hukuki geçerliliği var mıdır?

Öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliği, kamu binasının güvenliği, şirketlerin güvenliği ses kaydı alınması için yeterli gerekçeler midir?

2023 Yılı KVKK İdari Para Cezaları Belirlendi! 2023 Yılı KVKK İdari Para Cezaları Belirlendi!

İfade etmek gerekir ki, sesli kamera kaydının hukuka uygun bir kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilebilmesi için Anayasada belirtilen temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasında gözetilmesi gereken ilkelere uygun olması gerekmektedir. Bu kapsamda söz konusu kayıt ile beklenen faydanın ses kaydı olmaksızın görüntü kaydı ile elde edilebileceği hallerde ses kaydının da yapılması, gerçekleştirilecek kişisel veri işleme faaliyeti ile ulaşılmak istenen amaç arasındaki dengenin bozulmasına yol açacağından ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Bu anlamda, gözetim sistemlerinde görüntü kaydı ile birlikte ses kayıt sisteminin de kullanılmasının sadece görüntü kaydına göre çok daha müdahaleci olacağı açıktır.

Diğer taraftan, kameralar vasıtasıyla görüntü ile birlikte ses kaydı yapılması, bireylerde her açıdan gözetim altında tutuldukları endişesi yaratabilecek olup, kişilerin kamusal alanda bile özel bir kısım diyaloglarının ya da yaşantı kesitlerinin bulunabileceği de dikkate alındığında bu yönde bir uygulamanın hakkın özüne zarar vereceği değerlendirilmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, güvenlik amacıyla kamu kurumunun halk girişine takılması yönünde ihtiyaç bulunduğu belirtilerek ses kaydı yapan kameraların kullanılması, benzer nitelikteki her türlü ortam açısından da gerekli olduğu yönünde genel bir değerlendirmeye neden olabileceğinden, kişisel verilerin korunması hakkına yönelik oldukça geniş nitelikte bir istisna oluşması sonucunu doğurabilecektir ki, bu hususun da Kurulca hakkın özüne zarar vereceği değerlendirilmiştir.

Konuya ilişkin olarak 24/08/2023 tarihli 2023/1461 Sayılı kurul kararında:

".....

  • Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 25.03.2019 tarihli ve 2019/78 sayılı Kararında da belirtildiği üzere Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine göre “ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması” hali tespit edilirken veri sorumluları tarafından değerlendirilmesi gereken birtakım hususların bulunduğu,
  • Bunlar içerisinde “söz konusu menfaate ulaşılabilmesi bakımından kişisel veri işlenmesinin zorunluluk arz etmesi” ve “ilgili kişinin temel hak ve hürriyetleri ile yarışabilir nitelikte olan meşru menfaatin elde edilmesi halinde bir yarar sağlanacak olması ve kişisel veri işlenmeksizin başkaca bir yol ve yöntemle bu yararın ortaya çıkmasının mümkün olmaması” kriterleri ele alındığında, halihazırda kamera ile görüntü kaydı alınması güvenliği sağlama amacı ile bağdaşmakta ve bu amacı gerçekleştirmeye yeterli olmakta iken ilaveten ses kaydı alınmasında veri sorumlusunun meşru menfaati bulunmadığı, zira zorunluluk arz etme ve kişisel veri işlenmeksizin başkaca bir yol ve yöntemle bu yararın ortaya çıkmasının mümkün olmaması şartının ortadan kalktığı, 
  • Görüntü kaydı yerine yalnızca ses kaydının alındığı varsayımında dahi bu işlemeyi mecburi kılacak bir sebebin bulunmadığı hallerde kişiler arasındaki iletişimin devamlı olarak kayıt altına alınmasının başta özel hayatın gizliliği hakkı olmak üzere kişinin maddi ve manevi varlığının korunması gibi birtakım diğer temel hak ve özgürlüklerine ağır bir müdahale teşkil edeceği, bu durumda çatışan menfaatler arasındaki denge testinin dikkatli biçimde yapılması ve işlemeyi mecburi kılacak sebeplerin genişletilmemesi gerektiği,
  • Somut olayda, ilgili kişiler ve veri sorumlusu arasındaki bir ihtilafın çözümünde delil olarak kullanılmak üzere ve aynı zamanda güvenlik amacıyla ses verisinin işlenmesinin, ses verisini işlemeyi mecburi kılacak bir sebep olarak nazara alınamayacağı, bu nedenle görüntü kaydı alınmaksızın yalnızca ses kaydının alındığı durumda dahi kişisel verinin meşru menfaat kapsamında işlenmesinin söz konusu olmayacağı,
  • Veri sorumlusunun ses kaydı alma yönündeki uygulaması Kanun’a uygun bulunmadığından söz konusu işleme faaliyetinin her halde hukuka aykırı olduğu ve bu sebeple aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususunun ayrıca incelenmesine gerek bulunmadığı, buna karşılık görüntü kaydı alınmasında Kanun’a uygun bir işleme sebebi bulunduğundan hukuka uygun olan kişisel veri işleme faaliyeti açısından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin de ayrıca ele alınması gerektiği, 
  • Her ne kadar ilgili kişilerin görüntü kayıtlarının açık rızaları olmaksızın alınması yönünden Kanun’a aykırılık bulunmasa da “Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi Rehberi”nde belirtildiği üzere aydınlatma yükümlülüğünün gerek açık rızadan gerekse de Kanun’daki diğer kişisel veri işleme şartlarından bağımsız olarak yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olduğu, Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in “Usul ve Esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirmesi gerektiği, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğine ilişkin ispat yükünün veri sorumlusunda olduğu, veri sorumlusu tarafından ilgili kişilere aydınlatma yapıldığı hususunun ispatlanamadığı

değerlendirmelerinden hareketle;

  • Ses kaydı alınması suretiyle gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetinin Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan veri işleme şartlarından herhangi birine dayanılmaksızın gerçekleştirildiği, bu bakımdan veri sorumlusu tarafından, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri alması zorunluluğunu getiren, Kanun’un 12’nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edildiği değerlendirilmiş olup bu doğrultuda veri sorumlusu hakkında Kanun’un 18’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 200.000 TL, 
  • Kamera vasıtasıyla görüntü kaydı alınmasının Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan“ veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için veri işlemenin zorunlu olması” ve (f) bendinde yer alan “ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması” kapsamında hukuka uygun olduğu değerlendirilse de veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünün devam ettiği; buna karşılık aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat edemediği, bu bakımdan Kanun’un 10’uncu maddesinde düzenlenen hükme aykırı davranması nedeniyle veri sorumlusu hakkında Kanun’un 18’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca 30.000 TL

olmak üzere toplam 230.000 TL idari para cezası uygulanmasına, " karar verilmiştir.

İşbu sebeple veri sorumlularının kamera vasıtasıyla ses kaydı alınması uygulamasından ivedilikle vazgeçmeleri gerekmektedir.

Av. Esra Ülkü BAYRAM

Editör: Av. Esra Ülkü Bayram