İlgili kişiden geçerli bir açık rızanın alındığını ispatlamakla yükümlü süje veri sorumlusudur. Genel Veri Koruma Tüzüğü Art.7/ I’de bu durum, “veri işleme faaliyeti rızaya dayanıyorsa sorumlu kişi, ilgili kişinin kişisel verilerinin işlenmesine rıza gösterdiğini kanıtlayabilmelidir” minvalinde ifade edilmektedir. Bu hususta Kanun’da özel bir düzenleme bulunmasa da Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ m.5/ I, (ç) hükmünün açık rıza bakımından da evleviyetle cari olduğu düşünülmektedir.

Anılan hüküm “Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispatı veri sorumlusuna aittir.” demektedir. Buna göre aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatla mükellef olan veri sorumlusunun, geçerli açık rızayı temin ettiğini de evleviyetle ispatlaması gerektiği ifade edilebilir. Açık rızayı ispat yükü veri sorumlusuna ait olmakla birlikte, onun bu yükümlülüğünü yerine getirirken riayet etmesi gereken belirli bir ispat şekli ihdas edilmemiştir. Bu bakımdan veri sorumlusu, açık rızayı ispat yükünü yerine getirirken uygun yöntemler geliştirme veya mevcut yöntemler arasından seçim yapma serbestîsine sahiptir.

Buna göre, örneğin çağrı merkezi üzerinden sesli alınan açık rızalar bakımından ilgili ses kaydının saklanması, yazılı alınan açık rızalarda imzalı evrakın arşivlenmesi, elektronik ortamda alınan açık rızalarda ise bulut, veri tabanı, harici bellek gibi elverişli dijital arşivleme, depolama, saklama yöntemlerinin kullanılması mümkündür.

Kişisel Verileri İmha Etmeme Suçu (TCK m. 138 ve 6698 Sayılı Kanun m. 17/2) Kişisel Verileri İmha Etmeme Suçu (TCK m. 138 ve 6698 Sayılı Kanun m. 17/2)

Kaynak: KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA AKADEMİK BAKIŞ

Editör: Elif Kosedag